Menu

GOD OF WAR Özel İnceleme

Kratos’un yeni yolculuğu destansı bir maceraya dönüşüyor

 

“İşte orada annemi görüyorum… İşte orada babamı görüyorum… İşte orada, beni çağırıyorlar…İşte orada, beni çağırıyorlar….”

 

En sonunda God of War İncelemesi ile karşınızdayız

 

Kratos, kaos dolu geçmişini ardında bırakıyor ve Atreus ile birlikte yeni God of War macerasına yelken açıyor. God of War açılışı ile birlikte sizi can evinizden vurmayı başarıyor ve daha oyunun menüsüne girdiğiniz anda ne kadar kasvetli ve burucu bir maceraya yelken açtığınızı da anlamaya başlıyorsunuz. Atreus‘un yukarıda sarfettiğim cümleleri ağzından dökülmeye başladığı anda ise adeta içinizden birşeyler kopmaya başlıyor.

God of War‘a genel olarak baktığımızda seriye yepyeni bir başlangıç yaptığını görüyoruz. Üstelik bunu sadece mitoloji ve hikaye anlamında değil, oynanış anlamında da yapıyor. Ayakları yere daha sağlam basan, sadece oynanışa, eğlenceye ya da vahşete odaklanan bir yapım yok bu sefer karşımızda. Aksine her köşesini merak ettiğiniz ve hayran kaldığınız noktaları olan bir yapım ile karşılaşıyorsunuz. Öncelikle Sony hikaye anlamında karakter ilişkilerini çok iyi kavramış durumda. Firmanın daha önce Last of Us‘ta karşımıza çıkardığı bu sistem, God of War gibi sadece kaosa sürüklenmesi gereken bir seriyi bile bambaşka bir noktaya taşımayı başarıyor. Kratos ve Atreus arasındaki o ilişki, empati yapmanızı sağlıyor ve bazı anlarda kendinizden bir parça bile bulabiliyorsunuz. Yeri gelmişken Kratos‘un Türk olduğundan da şüphelenmeye başladığımı söylemeliyim. Oyunun çoğu noktasında tam bir Türk babası gibi davranıyor Kratos.

Dünya Yılanı yapımda göreceğiniz etkileyici şeylerden sadece birisi

Dünya Yılanı yapımda göreceğiniz etkileyici şeylerden sadece birisi

God of War’un hikayesi hakkında bildiğimiz noktalar dışında çok bir şeye değinmek istemiyorum çünkü yapım ekibinin bunu ne denli saklamak istediğini, ilerledikçe anlıyorsunuz. Zaten büyük bir bölümü hikayeyi sizden gizliyor ve merak unsurunu mümkün olduğu kadar yukarıda tutuyor. Özellikle ilk 4-5 saatlik süreçte hikaye adına en ufak bir zerreye bile hasret kalıyorsunuz çünkü bu konuda pek bir şey sunmuyor. Yine de ilk dakikalarında yaşadığınız duygusal anlar ve kırılma noktası aklınıza gelince, yapımın bu cimriliğini de mazur görmeye başlıyorsunuz.

Sony‘nin ikili karakter olgusu dediğim gibi bu sefer Kratos ve Atreus‘un omuzlarında. Baş kesen, kelle koparan Kratos yeni oyunda biraz emekli modunda takılıyor. Etliye sütlüye karışmadan yoluma gideyim dese de tabi ki yeri gelince de lafı gediğine oturtmayı biliyor. Yıllar görsel anlamda Kratos‘dan çok şeyler götürse de güç ve kararlılık anlamında her zaman bildiğimiz o karakter ile karşılaşıyoruz. Bu sefer, ana temada olduğu gibi öfkeyle değil, aksine sağlam adımlar ile gitmeye çalışan bir karakter portresi çizilmiş. Atreus için ise söylenecek gerçekten çok fazla şey var. Hani misafirliğe gidersiniz ya da çok tanımadığınız bir çocuk size teslim edilir de onla başa çıkamazsınız ya; İşte Atreus ile geçirdiğiniz ilk dakikalar size bunu fazlasıyla yaşatıyor.
 Kratos ve Atreus arasındaki o ilişki, empati yapmanızı sağlıyor ve bazı anlarda kendinizden bir parça bile bulabiliyorsunuz.
Meraklı meraklı etrafta koşuşturan Atreus, ilerlemenize de bağlı olarak sağlam bir karakter izlenimi bırakmaya başlıyor sizde. Hikayenin başındaki annesini kaybetmiş ama aynı zamanda çocuksu davranan karakterin yavaş yavaş kendi ayakları üzerinde durduğuna şahit olmaya başlıyorsunuz. Tabi bu noktada Kratos‘un payı da büyük. Her ne kadar E3 videosundan da hatırlayacağınız gibi acımasız bir şekilde yaklaşsa da, üzerine düşen vazifeyi fazlasıyla yerine getiriyor.
İşte bu ikili arasındaki ilişki ve gidişat oyunun da merkezine konumlandırılmış durumda. Yani uzun bir maceraya çıktığınız oyun, aynı zamanda Kratos ve Atreus arasındaki bağın da kuvvetlendiği bir yolculuğa dönüşüyor. İkili arasındaki diyaloglar ve Atreus‘un bilge yönü, oyunun dinamiğini de ayakta tutmayı başarıyor. Boş boş ilerlediğiniz anlarda bile ikili arasındaki diyalogların ne kadar başarılı olduğunu görüyor ve oyundan daha da keyif almaya başlıyorsunuz. Bu arada AtreusKratos‘a ölümüne saygı duysa da yeri gelince ufak ufak laf sokmalardan da geri kalmıyor. Açıkçası çok ciddi ilerleyen anlarda bile bazı diyalogların gülümsememe neden olduğunu söyleyebilirim. Üstüne üstlük oldukça acımasız olarak bildiğimiz Kratos‘un Atreus ile başa çıkma çabası, sizin de hoşunuza gitmeye başlıyor.
God of War‘un oynanış tarafında çok daha ağır başlı ilerlediğini söylemiştim. Yani Kratos hem kişilik olarak hem de oynanış anlamında ağırbaşlı bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Thor‘un çekicine benzer bir dinamiğe sahip olan baltamız ile birlikte düşmanları haşat etmeye başlıyoruz. Serbest kameranın getirilmesi ile birlikte oyunun çehresi de doğal olarak büyük ölçüde değişmiş durumda. Artık her yönden gelen düşmanlara karşı tetikte olmalı ve zamanla kazandığımız kombolar ile birlikte onlara oyun alanını dar etmeliyiz.
Baltanızı kullanırken Thor'un ne hissettiğini daha iyi anlıyorsunuz. Vuruş hissiyatı ve geri çekme dinamiği oyuncuya fazlasıyla haz veriyor.

Baltanızı kullanırken Thor’un ne hissettiğini daha iyi anlıyorsunuz. Vuruş hissiyatı ve geri çekme dinamiği oyuncuya fazlasıyla haz veriyor.

Dövüş dinamikleri Kratos için genel olarak 3 dinamiğe ayrılıyor. Atak, Kalkan ile savunma ve dövüş sisteminin belki de bel kemiği olan dodge sistemi. Bu 3 sistemi düzgün kullandığınızda en kalabalık düşman ataklarını bile kolaylıkla savuşturabiliyorsunuz. Üstelik dodge ve kalkan kullanımında kontra atak sisteminin ortaya çıkması ile birlikte dövüşler çok daha eğlenceli ve stratejik bir hal almaya başlıyor. Baltamız üzerinde yaptığımız geliştirmeler ve rün sistemi ile onu daha efektif bir şekilde kullanabiliyorsunuz. Bu geliştirme işlemleri ise oyunun enrenkli iki karakterine teslim edilmiş. Şimdi anlatıp keyfini kaçırmak istemiyorum ama oynadığınızda bu karakterler arasındaki diyaloglardan oldukça haz alacağınızı söyleyebilirim.
Oyundaki kombo sistemi baltanıza alacağınız rün özellikleri ile çeşitlendirilmiş. Yani bulduğunuz tüm rünleri aynı anda kullanamıyorsunuz. Birini kullanırken diğerini sümen altına atmanız gerekiyor. Bazı rünlerded Kratos baltasını çevirerek büyük bir buz girdabı oluşturabiliyor ya da baltasını yerden savurarak bir buz dalgasını düşmana fırlatabiliyor. Oyun boyunca dövüş sistemini zenginleştiren onlarca rün elde ediyorsunuz. Ayrıca dilediğiniz zaman bu rünler arasında geçiş yapmanıza ve karşılaşacağınız düşmanlara göre farklı atak çeşitlerini kullanmanıza izin verilmiş.
Tabi balta gelişimi dışında karakter yetenekleri ve zırh gelişimleri de oldukça önemli. Oyun boyunca bulduğunuz farklı zırh parçaları ile özelliklerinizi arttırmaya çalışıyorsunuz. Burada hangi yönlü oynadığınıza göre farklı gelişimler ve seçeneklere imza atmanıza olanak sağlanmış. Yani benim gibi daha çok savunma yerine atağa odaklanıyorsanız ona göre kostümleri tercih edebiliyorsunuz. Buradaki işleyiş ise atak, savunma, rün ve şans gibi etkenler ile birbirinden ayrılıyor.
Oyundaki karakter, silah ve zırh gelişimi sizi boğmuyor.

Oyundaki karakter, silah ve zırh gelişimi sizi boğmuyor.

 

Tabi tüm bu işlevlerin benzerini Atreus için de yapıyorsunuz. Onun da silahını geliştiriyor, savaş alanında daha güçlü olması için farklı zırhlar tercih edebiliyorsunuz. Tüm bunların dışında kısaca yetenek sisteminden de bahsetmek istiyorum. Yetenek sistemi Leviathan BaltasıMuhafız Kalkanıve Pençe Yay olmak üzere 3 kısma ayrılıyor. Balta kısmından baltanız ile yapacağınız menzilli atışlar ile ilgili güncellemeleri ve yakın çarpışma güncellemelerini yapabiliyorsunuz. Kalkan kısmında ise kalkanı kullanarak yapacağınız yetenekler üzerine odaklanılmış. Yan tarafta ise Kratos‘un öfke çatışması ile ilgili güncellemeler bulunuyor. Evet Kratos‘un eski oyunlardan da hatırlayacağımız öfke barı bu oyunda da kendine yer edinmiş. Bu öfke durumuna geçtiğinizde karşınızda ne var ne yok yumruklayarak alaşağı ediyorsunuz. Pençe Yay ise Atreus‘a odaklanan yetenek geliştirme kısmı. Daha sonradan açılan büyülü çatışma kısmı sayesinde karakterin savaş sistemindeki ağırlığı da artıyor. uzman çatışma kısmında ise daha çok ok ve yay ikilisi üzerine odaklanılmış. Bu yetenek kısmında deneyim puanları ile kilidini açtığınız tüm yetenekler savaş sistemini de daha eğlenceli ve çeşitli kılmayı başarıyor.
Dövüş sistemini geçmeden önce bahsetmek istediğim iki husus daha var. Öncelikle balta kullanmak gerçekten çok keyifli. Thor‘un çekicini fırlattığında ne hissedebileceğini adeta bu oyunda balta ile hissediyorsunuz. Baltanızı atıp olaya yumruklarınız ile devam ettiğinizde onu geri çağırmak ve ağırlığını elinizde hissetmek acayip bir haz vermeye başlıyor. Üstelik bulmaca dinamiklerini çoğunu da baltamız sayesinde geride bırakıyoruz.
Dövüşlerdeki bir diğer önemli etken ise Atreus. Oyunun başında avlanmayı bile yeni öğrenen ve oldukça acemi tavırlar sergileyen Atreus, belli bir süre sonra dövüşlerde en önemli faktör haline geliyor. Büyük düşmanları oyalıyor, fırlattığınız düşmanlara farklı kombolar sergiliyor, tepelerine çıkıyor, gerektiğinde ok atarak onları size hazır bir hale getiriyor. tabi ok atması gereken anları siz de belirleyebiliyor ve dövüş anında farklı stratejiler gerçekleştirebiliyorsunuz. Kısacası Atreus hem kişilik hem de dövüş anlamında gözlerinizin önünde bir gelişim sergiliyor ve oyunun belki de en hoş noktalarından birisi de kesinlikle bu oluyor.
Atreus'un oyundaki gelişimini hem hikaye hem de oynanış anlamında görmek, God of War'un en keyifli anlarından birisi.

Atreus’un oyundaki gelişimini hem hikaye hem de oynanış anlamında görmek, God of War’un en keyifli anlarından birisi.

 

God of War hikaye olarak biraz yavaş ilerleme gösteriyor, bunu kabul etmemiz lazım. Yine de bu durumu yan detaylar ile zenginleştirmeye çalışmış ve bunda başarılı da olmuş. Çözdüğünüz bulmacalarda, bulduğunuz ekstra notlar ve duvar yazılarında sürekli hikaye ve Nordic mitolojisi ile ilgii detaylara kavuşuyorsunuz. Dünya Yılanı ve Thor arasındaki savaştan tutun da Odin‘in aldığı bazı kararlara kadar birçok detay arka planda bu şekilde yedirilmiş. Dünya Yılanı demişken, oyunun tanıtım videolarında da karşımıza çıkan bu devasa yılan, göreceğiniz etkileyici şeylerden sadece birisi. Tabi tüm bu detayları Türkçe açıklamalar ile okumak ve hikayeyi altyazılı olarak takip edebildiğimizi de hatırlatalım. Oyun ülkemizde Türkçe arayüz ve altyazı seçeneği ile piyasaya çıkıyor.
God of War‘ın grafikleri oyunun detay ve şahane manzaraları ile birleşince ortaya muazzam bir iş çıkmış. Serbest kameranın getirmiş olduğu avantaj ile birlikte etrafı detaylıca inceleyebiliyor ve oyunun tarzına bir kez daha aşık oluyorsunuz. Oyunda bazı anlar var ki gerçekten tablo gibi görüntüleri karşımıza çıkarıyor. Girdiğiniz her tapınak, her bölge inanılmaz detaylar ile dolu. Tabi grafiklerin bu denli güzel gözükmesinde oluşturulan dünyanın da etkisi oldukça büyük. Nordic mitolojisinin tüm etkilerini oyun boyunca görüyor ve her anında tenefüs ediyorsunuz. Zaten aşina olduğunuz karakterleri heykellerde, hiyoregliflerde görmek oyunun etkisini de üzerinize yıkıyor. Grafiklerde bazı ufak hatalarla da karşılaşıyorsunuz ama bunlar çoğu zaman farkedilmeyecek kadar ufak hatalar. Bu noktada karakter tasarım ve animasyonlarından bahsetme gereği bile duymuyorum çünkü hepsi gerçekten oldukça etkileyici duruyorlar.

God of War hem iki karakter arasında hem de hedefe ulaşma anlamında büyük bir macera vaat ediyor ve bu macera hiç bitmesin istiyorsunuz..

Oyunun dünyası demişken burada bir parantez daha açmam gerekiyor. Tek düze giden işleyişin aksine oldukça dallanan bir oyun alanı ile karşı karşıyayız. Özellikle belli bir noktadan sonra oyun alanı dallanıp budaklanmaya başlıyor ve ne tarafa gideyim ikilemine düşmeye başlıyorsunuz. Bu noktada bazı hazine görevleri ve yan hikayeler de karşınıza çıkıyor. Ayrıca para unsuru karakter geliştirme açısından önemli olduğu için her köşe bucağı araştırmak istiyorsunuz. Oyun bu dengeyi gayet güzel bir şekilde oturtmuş ve etrafı araştırma ihtiyaç ve hissiyatını oyunculara geçirmeyi başarmış.
Peki daha önce God of War oynamamış ya da beklediğini bulamamış birisi direk olarak bu oyuna başlayabilir mi? Daha da önemlisi eski seriyi sevmediyse bile bundan keyif alabilir mi? Cevabım kesinlikle evet. Bu konuda ne düşünür diyorsanız daha önce seriye bulaşma fırsatı bulmayan Furkan Sakoğlu‘nun oyun hakkındaki yorumları ise şu şekilde;
“Öncelikle bir God of War hayranı olmadığımı, hatta serinin yalnızca 3. oyununu oynayıp, onu bile sıkıldığım için bitiremediğimi belirteyim. Yani benim için yeni God of War, aslında bir serinin devamı değil, yepyeni bir oyun oldu. Size 2-3 gündür yaşadığım deneyimi çok kısa bir şekilde özetlemem gerekirse, hani bazı oyunlar vardır ya, oynarken sizi öylesine etkiler ki, çabuk bitmesin diye oyundan çıkarsınız, ama çıkar çıkmaz yeniden girme isteğiniz yakanızı bırakmaz, işte öyle bir oyun olmuş God of War. Adım attığınız her yerde sanat akıyor, sesleri, animasyonları, grafikleri, hikayesi, mekanikleri, adeta her hali ile “ben basit bir video oyunu değil, modern bir sanat eseriyim” diye haykırıyor yapım. Seriye aşina olan dostlarımızı karşılayacak olan herşeyi zaten Ersin Kılıç yazmıştır. Ben seriye uzak olanlar için çok net bir şekilde söyleyebilirim, God of Waralın, oynayın, hatta oynattırın. God of War, iftarda içilen ilk su gibi gideriyor oyun susuzluğunuzu.”

Kratos’un öfkesini bir kenara bırakıp, akıl hocalığı yapması oyunun her anına işlemiş durumda. yapılan bazı göndermeler ve geçmişinden kaçma çabası ise insanın adeta içini burkuyor..

Sonuç olarak yeni God of War her anlamda oyuncuyu memnun edecek ve konsol aldırabilecek bir oyun olarak karşımıza çıkıyor. Hikaye biraz geç açılıyor ama Kratos ve Atreus‘un o arasındaki ilişki ve merak unsuru sebebiyle oyundan hiçbir şekilde kopmuyorsunuz. Kısacası yeni God of Waroyunu hem hikaye hem de oynanış anlamında yere daha sağlam basarken Kratos‘un Atreus ile olan bu yeni macerası, destansı bir yolculuğa dönüşüyor..

No comments

Bir Cevap Yazın

Video of the day